Yılbaşı ve Tefal Maceram

Posted 30 Aralık 2010 Perşembe by ełif мiиeღ
30.12.2010 saat 18:07 de çıktım işyerinden gün içinde terelelliydi kafam...Otobüsü beklerken soğuk rüzgar yüzüme yüzüme vuruyordu.Biranda taşlarıma yüzümde üşüdü.Taşlar diyeceksiniz okurken ihmalmi denmeli durummu ama içimde safrekesesinde inşaata başlamışım:)Üşümek gelmiyor bana kalbimin hassaslığı gibi taşlarımda hassas soğuk geçiriyor kalbimde hep kırılgan:(Ben böyle değildim ki ne oldu bana?Sanırım zamana ve geçmişten gelen yorgunluğa yenik düşüyorum.Hani yenilmezdim ben niye güçsüzümki ezik yada ayakta duramayan birimiyim soruyorum.(Biliyorum hiç böyle biri değilim ama yaralar kanıyor bu ara düzelmem şartttt.)
Otobüs 18:15 de durağa geldi ama onun öncesinde genç bir bey arabası ile durdu abla çarşıyamı gidiyorsun dedi.Hiç adetim değildirki tanıdığımda olsa yana tanımadığım binmem ki ben başkasınon aracına gözlerimmi görmedi zihnimmi bulanıktı çıkartamadım genci teşekkür ederim dedim kibarca davetini çevirdim.Ardına otobüs geldi ve ben yolcu oda hancı misali bindim otobüse...Arkadaşımla buluşmaya gidiyordum ayların ertelenmişliği kırgınlığı ve özlemi vardı.
Otobüsle giderken etrafı izledim.Ben otobüste idim ama zihnim sanki geziye çıkmıştı.Tam merkeze yaklaşmışken durakta durdu otobüs ve sarışın güzel bir bayan alımla bindi.Kolunda ince askılı siyah çanta diğer kolunun bileğinde ise böyle bezden derin bir çanta vardı.Şöföre yol sorarak bindi.Ama güzergahı ne şöför biliyordu nede kendi.Duramadım ben çok bilmiş (bilmiş değil yılların akrabalığı var otobüs güzergahlarında)sordum nereye gideceksiniz tarif ettim şuradan giderseniz ulaşırsınız.Nostaljinin karşısına kınaya gidecekmiş.Yalan dünya işte birimiz ruhen yolculukta birimiz kına gecesine gitme yolunu arıyor.Hayat meşgalesi farklı farklı değil mi:)Son durak beni beklerken telefon elimde arkadaşımın numarasını çevirdim.Ben 5 dk dan geliyorum canım hadi sende çık dedim.Peki diyerek telefonu kapadı.Son durağa her zamanki mekanıma varmıştım.
Karşıdan karşıya geçerken araçların alıcı ışıkları ile kendi kendime konuşarak karşıya geçtim.Geçerkende düşünüyordum biletim varmı rezil olmayım epeydir çarşıya gelmiyorum ki...Hep iş ev servisle gidiyorum geliyorum.Bilet gişesine yürüdüm ve 10 tl ile pasomu görevliye uzattım.Hemen soru geldi abla vizesi yapıldımı hayatta hiç yarım iş yapmadımki.Olmazmı yapıldı vizesi söylendi kendince görevli ama anlamadım o an.Benim öncemde bir erkek bir kız öğrenci vizesini yaptırmamış benide öyle sandı sanırımda ben unutmam ki.Onlar daha gencecik sorumluluk ne demek bilmiyorlar henüz öğrenicekler dedim.Durağa doğru yürüken tekrar aradım arkadaşı hadi gel otobüs hazır seni bekliyorum.Hemen geliyorum dedi ama gelemedi.
Otobüs şöförü binecekmiyim edasıyla baktı gözüme ama arkadaşım yoktu binemedim ve gitti.Arkadaşım geldi oturduk durakta sanki bizim eğlenme yerimiz gibi sohbet ettik nasılsın ne alemdesin hastalık aile keyf sorduk birbir.Dedi hadi gidelim Kayseri Avm ye gideceğiz ama yürümek istemiyorum.Söylendim gelmedin cadı kaçtı araba beklerken bir sürü otobüs ardı ardına gitti.Sonunda bizim gideceğimiz yönün otobüsü geldi.Bindik hemen ama mecara idi sanki maalesefki yanlış otobüse binmiştik(OLmadık yere gittiğimizi farkedince dedim şükür 2 kişiyiz gülümsedi arkadaşım.
Ana yola çıkınca biz indik.Yabancı biryerdi ama şükür yolları bilen ben tranvaya binerek gideceğimiz yerde durağında indik.Kayseri parkın sokağı süslenmişti.Ağaçlar beyaz şeritle süslenmiş parlıyordu.Arkadaşım bak ne güzel olmuş diyerek bana söz uzattı ama beğenmemiştim.Herşey gibi özensizdi bana döndü ve güldü ne o dedi sana kalp şeklinde süslenmiş ağaçlarmı sunacaklardı...
Kayseri park bütün ihtişamı ve sülenmesi ile karşımızda idi.Bambaşka alem sanki orası bakındık birbirimize gülümsedik burayada dokunmuş yılbaşı neşesi dedik ve kapıdan içeri girdik.Arkadaşın çantasına elindeki sopa bana göre uzatan gübvenlik görevlisi hatun ne hikmetse yada bana kıyakmı neyse bakmadı bile benim çantama:)Gülümseyerek gezinmeye başladık gel dedim arkadaşa ne oldu dedi.Yukarı çıkalım çıktık birlikte mağazalara baktık tektek pastel renkler moda arkadaşım kıyafete bakınırken ben çantalara bakmayı tercih ettim.
Bir mağazaya girdim ve değişim yaptım.Ordan bir tunik ve iki ev pantolonu yani rahat giyilebilecek türde iki tayt aldım ve çıktık.Hemen yanı başında iç çamaşır mağazasına girdik.Tam bir fiyasko idi kırmızı bir eşya alıcaktım güya kalmamıştı tükenmiş.Arkadaşımın yanaklarındagülücükler şartmı bırak dedi.Ama kafama koymuştum istiyordum.Yok bulamadım birşey en sonunda sevgililer gününün sütyeni pembe saten üzerine siyah dantel arasında fiyonk ile sislenmiş sütyeni satın aldım ve hediye paketi yaptırdım.Arkadaşım kime aldın diyordu ben gülümsedim kendime neden hediye paketi kendime hediye edicem ondan dedim.
Alışmıtım kimseden birşey beklememeye gönlümü avutuyordum.Ordan çıktık yukarı dedi oturalım hadi gidelim yok dedi arkadaş gelecek birlikte oturur çıkarız.Aynı yaşıt arkadaşımız geldi oturduk sohbet ettik o takıldı bize biz ona.Yarın için ürgübe gidecekmiş ikimizide davet etti.Gülümsedim ben gelemezdimki evde babam işyerinde patronum nereye gidiyorsun kimle gidiyorsun olmadı ne işin var sorulardan ve sınırlamalardan sıkıldım ve herzamanki gibi yok gelemem dedim.Gülümsedi arkadaş dedi Elif fasıl var çarşamba günleri ve ürgüptede var gözlerim ışıldadı o an dedim ne olur gidelim.Ne zaman istersen götürürüm gidelim dedi.
Hepimizde söz verdik gideceğiz birgün ama ne zaman...Saat 21:15 ken telefona baktım annem ve arkadaş aramıştı 10 çağrı pes demi çok aramışlar ama gönüldaşım yokki arasın boşverin bu arayanları diyeceğimde hemen annemi aradım.Babam merak etmişte geç kalma küçücük bebe ya ben merak ediyor bunaldığımın kimse farkında değil ahhh ahhh ayağıma beton attı babam:(Arkadaşlara hadi kalkalım dedim aşağı inerken dedi hani beyaz eşya diyordun bakalımmmı bakalım dedim.Gittim mağazaya sordum kafama yyattı ve anacıma hediye aldım.
Arkadaş sağolsun eve kadar getirdi yolda dinlediğim parça ile yine kalbime sızı verdi diyorduki hadi gidin şimdi ağlayın aşklarınıza:(Eve geldim anahtarla açtım kapıyı üzerimi değiştim.anacığımı çağırdım mutfağa aynen şöyle dedi"yine ne aldın sen" anne dedim sana bunu aldım tektek çıkarttım kutusundan koydum mutfak tezgahına amannn kızım dedi yerim yok hem kullanmam ben inşallah sen evlenirsinde evinde kullanırsın dediği an ben bittim lanet olsun dedim aldığıma bende suç annem neden öyle diyorsun dedi ama bir patlıyacak yer arayan ben patlamıştım.Odama geldim kapıyı kitledim ve gözyaşlarımla msnde ipeğime yazdım o bana kızıyordu haklıydı ama yeter artık ya yeter çok batıyor kalbime anlatamıyorum kimseyeeeeeee ben yuva kurup evleneceğime dair tüm ümitlerimi inancımı yitirdim:(Kızdı ipeğim anneni öp barış dedi.
İçeri oturma odasına gittim annem niye böyle yapıyorsun sana kıyamıyorum dedi.Acı acı gülümsedim herkes kıyıyorda senmi kıyamıyorsun annem gözleri dolu baktı yapma kızım dedi.Ama göz yaşlarımı tutamıyordumki acizlik anlarım bunlar anneannem izliyor sinema izler gibi kızım fırsat verme diyor ama ben içimi çeke çeke ağladım.Dedim bir daha birşey getirirsem sana deme bana seninde Allahında işi bitti (isyan ediyorum biliyorum)benim yuvamın kurulması kaldı.Tek eşya sorunum aldığım hediye herşey oıldu bittide dedim.Kızım yapma dedi yok iki kuruşluk anı mahvettim yine ben istemiyorum deme birşey bana unut evleneceğimi dedim:(Anneme ve duramadım gözyaşlarımla yatağıma geldim.Uzandım uymuş kalmışım saat 00:23 gibi uyandım ve bu yazıyı yazdım.Diliyorum Rabbim affeder günahkarım isyan ediyorum.Annemi üzdüm biliyorum.Şeytan bugun kazançta ben kayıptayım.Rabbim ya sabır diyorum ama verecekmi sabır inanç güven :(


Parça bu idi:(

ahmet kaya yakarım geceleri | izlesene.com

Yılbaşı

Posted by ełif мiиeღ
Bugün yüreğimde sızı var...Herkese karşı soğuğum.İçim sızlıyor.yılbaşı hengamesinde herkes bizler için çokmu kıymetli yılbaşı kavramı dinimizce yılbaşı diye kutlama yokki ...Bunu söyledimmi suçluymuşum gibi laf yiyorum.İçim sızlıyor ömründen 365 gün daha gitti ve gidiyor.Anlatmaya çalışıyorum acım azalır belki diner yüreğim diye arkadaşıma canım dediğime anlatıyorum.Bambaşka yerlede hayallerde belkide içimden diyorum kimsin sen necisinki umursanasın:(Herkesin var bir mutluluğu hüznü ben hüzün kısmındayıım.Ne diye bilirimki sevinçli olan biri benimle üzülmelimi ailende olsa dostunda olsa kederinde üzüntünde yanında olacak şartımı var yoooook değilmi.Ah be salak  diyorum kendime niye içlenirsin niye herşeyi ardına bırak taşıma yüreğinde bir yılmı geçsin .Karmaşığım hemde çok karmaşık:(Sen iyi olursan herşey güzel olur diklen yine yalan dünyaya deli gönül...

Anne İşte...

Posted 28 Aralık 2010 Salı by ełif мiиeღ
Dünyada karşılık beklemeden börek yapan tek insandır .
Karşılıksız sevginin ete kemiğe bürünmüş halidir !
Ne kadar üzsen de
On dakka sonra seni affeden zarif bir türdür,
Yağlı bile olsa
Tiksinmeden saçını okşayan,
Kucağına yatıran,
Öpüp koklayan tek varlıktır,
Meleğin süt verebilenidir.
Yarasın diye!
Muhallebinin içine ciğer katarak
Çocuğuna yediren
Manyaklık derecesinde yaratıcıdır.
Yemek yemeyen çocuğun dikkatini çekmek için
Elindeki tencere ve
Tavalarla maymunluk yapabilen kişidir.
Kafayı çocuklarıyla bozmuş,
Göbek bağı kopsa da
Yürek bağı asla kopmayan,
Sevgi dolu fedakar insan dişisidir.
Bulaşık,ütü, vb yaparken bile
Otomatik olarak çene çalan,
Kendi kendine konuşan,
Anne ne diyon dediğinizde
Sen kendi işine bak,
Bide senle uğraşmayayım
Şeklinde asortik cevaplar verendir,
Yemek uzmanı,
Düzen insanı,
Bilgili, kültürlü
Her şeyi bilen şahsiyettir.
Yavrularını yol tarafından değil,
Kaldırım tarafından yürütendir.
Dizi dizi incidir
Lakin gerektiğinde
Laf sokma dalında da birincidir.
Sevgiliden ayrılma haberi verildiğinde,
Amaaan ben sana daha güzelini bulurum"
Diyebilen komik bir karakterdir,
Kızım/oğlum aradım yoktun.
Ben de mesaj atayım dedim sana.
Gelince ara beni emi evladım.
Kara börülcem benim öptüm Annen''
şeklinde mesajlar atabilen
Tergin insandır.
Ama ama
Dünyanın en güzel kucağına sahip,
En güzel kokan,
Harikulade bir varlıktır.
Olmadık yerlerde
İyi ki doğurmuşum seni diyen
Ve benim hatırıma
Benimle apaçi dinleyen
Bir sabır ağacıdır.
Evlatlarını asla ayırmayan,
Aynı zamanda birbirinden koruyan
Güç abidesidir.
Evde biryere uzandığınız an
Orada temizlik yapacağı tutan,
Temizlik konusunda kayışı kopardığından
Temizlikçi gelecek diye evi temizleyen
Balans ayarı kaçmış temizlik kaynağıdır,
Mutfakta yaşayan,
Evde herkesi idare eden bi tür canlıdır,
İyiliğin,
Merhametin,
Acaaip bir şefkatin,
Sadakatin,
Sevginin güçlerini birleştirdiği sonsuz kişidir
Oğlunun damat
Kızının gelin olduğunu görünce,
Çocuğu hasta olunca,
Çocuğu askere gidince,
Asmalı kabağı seyredince,
Dolar yükselince
Velhasıl buna benzer
Bir sürrü şeye ağlayabilen,
Bu yazıyı okurken duygulanıp -
Gözleri dolabilen,
Ağlamaya meyilli
Bir yapısı olan duygu pınarıdır.
Son kiiii üç dört;
Uzakta dursa da yakın hissedilen,
Canı hep istenen,
Asla vazgeçilmeyen,
Dizinin dibinde olmak istenen,
Evlatların varlığını
Varlığına armağan edebileceği,
Islak kuru
Ama heeeep duygulu
En önemlisi
Sağı solu oynamayan tek kadın.
♥ Anneeee ♥

İPekkkkkkkkkk bakkkkk

Posted by ełif мiиeღ

YALNIZ BENİM İÇİN BAK YEŞİL YEŞİL--EMEL SAYIN

İnadına Hayallerdeyim...

Posted 26 Aralık 2010 Pazar by ełif мiиeღ
Ey Hayat!
Beni Nerelere Sürükledin...
Sanki bir uçurumun kenarındayım
Ya düşücem sonsuzluk boşluğuna
Ve yokulup,bir hiç olup gidicem...
Ya da umudumla bu zor hayata bir daha tutunmaya çalışcam...
Hiç bitmeyen umutlarım,hayallerim
Hiç bitmek bilmeyen heveslerim neredeler şimdi…
İnsan hayal etmekten korkar mı hiç?
Ben korkuyorum işte!...
Hayal etmektende,heveslenmektende korkuyorum!...
Ya yıkılırsa hayallerim diye korkuyorum işte...
Hayal kurmayı özlüyorum...
Herşey neden benim özlemim...
Neden herşeyi özlemek zorunda kalıyorum ki ben...
RABBİM yol göster bana,bir çıkar!
Korkularım,umutlarım,heveslerim
Herşey birbirine girdi herşey...
Hayatımdaki en ufak esintiye
Neden hemen herşeye yıkılıyor..
Neden atlatamıyorum küçük esintileri bile...
Ya hayatım büyük fırtınalara nasıl dayanacak
Aklımdaki yüreğimdeki bir gelip bir gitmeler...
Ahh Ahh...
Ne zorun var benle
Ey Hayat!...

Bekle..

Posted 25 Aralık 2010 Cumartesi by ełif мiиeღ


Bekle beni, döneceğim
Bütün direncinle bekle beni.
Bekle hüzün yağmurları
Gökyüzünü kaplayınca,
Karakış üşütürken bekle,
Sarı sıcaklar yakarken bekle.
Kimseler beklemezken bekle beni,
Unut anılarla yüklü bir geçmişi
Ne bir mektup ne bir haber
Gelmesin ne çıkar, bekle beni
Bekle beni döneceğim
Bekle, yalnızca sen bekle beni.
Bekle beni döneceğim, bırak
Beklemekten usanmış dostlarım
Oğlum, anam, yoldaşlarım
Öldüğümü sansınlar benim
Umudu kesip bir ateşin başında
Beni yad edip içsinler ama sen
İçme sakın yürek acısı o şaraptan
İnançla, sabırla bekle beni.
Bekle beni, döneceğim
Tüm ölümlere inat bekle.
Çünkü o büyük bekleyişin
Düşman ateşinden kurtaracak beni.
Bekle kızgın sıcaklar içinde,
Karlar savrulurken bekle beni,
Yalnızca seninle ben, ikimiz
Ölümsüz olduğumuzu bileceğiz;
O sırrı, o hiç kimsenin bilmediği.
Kimseler beklemezken
Beni beklediğini.

Konstantin Simonov - (Çeviren: Sacide Üçer)